yüzlük monami’nin yağlı kayganlığı değil, onikilik mum boyanın derbeder solukluğudur hayatı öğreten
çocukluğunda “durumumuz yok” dememiş insanlarla daha zor anlaşmam da bu yüzden.
sanırım. bilemiyorum. şimdi bir daha okuyunca çok iddialı durdu.
ama var böyle anlar. ne bileyim öğretmenin gereksiz yeni “eşortman” telaşına karşı koymuş bir adam varsa masada, mekanda seni sikmeye çalışan garsona karşı çok daha uyumlu bir mücadele sergiliyorsun.
okul aile birliği parasını geç ödemeyi başarı saymış bir adamla, “iki adımlık yol, tabi yürürüz abi” muhabbetine daha rahat giriyorsun.
ya da herkesin gittiği uludağ gezisine katılmayıp, test çözen adamın yaptığı şakalara çok daha fazla gülüyorsun.
varsayım tabi bunlar. anadolu lisesi çocuğu olmanın, çalışıp kazanmadan, dibine kadar hak etmeden, bir adım ileri gidememiş birisi olmanın yarattığı savunma mekanizması da olabilir.
netice değişmez. böyle insan bizi üzmez.
-
veokadar liked this
-
touristonapermanentvacation liked this
-
banyosuyu liked this
-
thelipstickonyourglass liked this
-
aslisubasi liked this
-
gayrinizami posted this