-tebrikler. eşinizin aylık 20.000 tl’yi geçti. buyrun, takı tasarımı lisansınız. — bundan sonraki hayatınız nerede olduğu belli olmayan bir sergiye hazırlanmakla geçecek. çok meşgulsunuz. çok havalısınız.
doğum günün kutlu olsun dedim. -crm yapıyorum aga- durdu, düşündü, doğru ya! benim doğum günümdü bugün dedi. — karabayırda doğum gününüz, bana geldiğiniz gündür.
katılabiliyorsanız katılın. sizin gibilerle beraber sizin gibiler için bir gösteri düzenlemiş olacaksınız. destekliyorum. motivasyonları korumak adına çok önemli buluyorum. ama asıl katılmanız gereken şey uyandırmak olmalı. mikro-çevrenizde en uygun gördüğünüz adaydan başlayıp, en hödük bulduğunuza doğru tek tek… uyandırın. — çünkü siz tanıyorsanız, sizin göreviniz.
öyle misin; böyle misin? sloganlarında kimler kahrolsun? peki solcu mu sağcı mı? aslında hiç fark etmez. — eğer “uuu! hava soğuk hacı. çift kat çorap giyeyim.” diyorsan, bizdensin. demiyorsan, değilsin.
ajans çalışanı olmak da çok zor iş. örneğin 2011’e damgasını vuran trendler dedi mi bir link, sike sike basacaksın o link’e… çünkü trend demek para demek. çünkü sunumda kaktıracaksın hepsini tek tek. 2011 sosyal medyanın yılıydı (screenshot screenshot screenshot) 2012 emosyonel medyanın yılı olacak (stock images, stock images, stock images) diyeceksin. sizin için emosyonel bir iletişim stratejisi çiziyoruz diyeceksin falan filan… zor iş. valla zor iş. ara ara saygı duymak lazım. — biterayak bir zalımlıkta ben yapayım: 2011’e damgasını vuran trenler
nasıl ki her sene eldeki stoklara göre moda trendlerini belirliyor kapitalizm, bu hindi denen ne idüğü belirsiz hayvanın eti yensin diye de yılbaşı hindisi saçmalığı icat olunmuş. yoksa değil yılbaşı -allah göstermesin- aç kaldığında bile yenecek bir et değil o et. — geçen yılbaşı dayım sağolsun beraber isyan ettik. yılbaşı kuzu pirzolasıyla yılbaşı bifteği yedik. 
markalarla konuşan insanlar var lan. böyle bilgisayar başına oturup “sevgili visam lord geçen çektiğim sifon sıçtığım boku götürmedi. #epicfail” şeklinde şeyler yazarak benim hiçbir şekilde anlam veremediğim bir hesaplaşma kovalıyorlar. — hani çocuklar takılıp bi yere vurunca kafalarını, gidip annelerine şikayet ederlerdi sehpayı, masayı… sonra anneleri de bunlar sussun diye vurdukları yeri döverdi. sosyal medyadaki şikayet yönetimi buna çok benziyor.
bağcılarda dev boyutlardaki bir disco topunun içine yerleşmiş insanlar var. — ya da çok eğlenceli bir mozaik kaplama ustası var. ikisi de olabilir.
‘78 kuşağının solcuları/milliyetçileri (turancıları demiyorum) darbe sonrası birbirleriyle tartışıp, fraksiyonlara ayrılmaktan ve reklam ajansı açmaktan başka bir halta yaramadıkları için; bir sonraki nesilden sadece “ampulleri söndür solcusu” ve “facebook profili türk bayrağı milliyetçisi” çıktı. bunun için onlarca, yüzlerce bahane üretebilir bu abilerimiz ama sonuç nettir: 68’den aldıkları bayrağı ‘88’e ‘98’e ve hatta darbe nedir bilmeyen ‘08’in gençlerine bile veremediler. öyle kaldı o bayrak ellerinde… öbür yandan üsttekini yalayarak, yandakini kayırarak başka bir neslin abileri time’a kapak oldu. ülkede kanun hükmünde ferman devri başladı. bab-ı ali tellal edildi. şimdi bugünden sonra saygıdeğer abilerimden ricam, hala ellerinde tuttukları bayrağı -artık kaça bölerler bilmem- bi zahmet götlerine soksunlar. o bayrak anca o işe yarar bundan sonra. — fraksiyon’a selam; pompaya, reklama devam.
bizim çocuk çok tatli…

bizim çocuk çok tatli…

her şeyi abartanlar twitter’la birlikte coştu. resmen gübreledi twitter bunları… çiçek açtılar. hatta bir orman oldular. örneğin 10 kasımda kendisinden beklenen, vakur ve hüzünlü bir duruş iken, bu orman arkadaş öyle abartıyor ki bu duruşu “yazı turada tura derim, çünkü atamın yüzü yere gelsin istemem” demelere getiriyor olayı. bak sen; selüloza bak sen. maşallah. eforsuz 30 ton kağıt çıkar bu adamdan.
e) sanal (twitter’dan falan daha rahat oluyor)

e) sanal (twitter’dan falan daha rahat oluyor)

we can work it out.